Bozcaada'da ne yapılmaz ki... En basitinden yaşanır! Fakat Nazım'ın dediği gibi "Yaşamak şakaya gelmez, büyük bir ciddiyetle yaşayacaksın."
Geyikli'ye vardığınızda daha başlarsınız yaşadığınızı hissetmeye; damarlarınızda oksijeni, yüzünüzde poyrazı hissedersiniz... Ada feribotunda geçen 30 dakika beni İstanbul'dan, trafikten, kaostan, koşturmadan, yetişme telaşından uzaklaştırır. Zamanın yavaş yavaş, ağır ağır aktığı, an'ların doyasıya yaşanacağı "Bozcaada" boyutuna geçerim.
Sokak sokak gezin Ada'yı; arnavut kaldırımları, renk cümbüşü evleri, otelleri, çiçekleri, kekik kokusu, iğde kokusu, rüzgarın esintisi hayat katacak size emin olun.
Adanın batı ucunda bulunan Polente Feneri' nde gün batımını izleyin,
şarap eşliğinde. Arabalıysanız araçla gidebilirsiniz.
Araçsızsanız merkezden kalkan Gün Batımı Minibüsleri var, onlarla gidin. Önce büyük bir ada turu attırır, yolda reçel tattırır, Akvaryum Koyu' nda güzelim bir manzaraya karşı fotoğraf çektirir ve gün batımı için Batı Burnuna gider.
Adada gece hayatı yok, şükürler olsun ki :) Merkezde Polente Bar var orada güzel müzikler
çalar elinizde içkinizle sokakta hem müzik dinler hem dans eder hem de sohbet edersiniz. Arka denizde yani Bozcaada Kalesinin hemen arkasında Fuska
Bar var; aynı eğlenceyi deniz ve kale manzarasına karşı gerçekleştirebilirsiniz.
Denize adanın her koyundan girilebilir fakat hangi koyda gireceğinize esen rüzgar karar verir. Poyraz esiyorsa güneyden, Lodos esiyorsa kuzeyden girerseniz deniz sakin ve dalgasız olur. Adada genellikle Poyraz hüküm sürdüğünden, tesisi bulunduğu ve minibüsle ulaşım kolay olduğundan en çok Ayazma Plajı tercih edilir. Lodos
esiyorsa Tuzburnu, Poyraz limanı ve Çayır' dan girilir.
Arabalıysanız
koy koy gezin derim arabanın girdiği her koya, benim favorim Beylik Koyu.
Ayazma Plajı dışında hem minibüsle gidilebilen hem de tesisi bulunan diğer plaj Habbele'dir. Tesisin bulunmadığı, müdavimleri çok, minibüsle belli saatlerde gidebileceğiniz bir de Akvaryum Koyu var.Fakat denize nerede girerseniz girin denizi berrak, ışıl ışıl ve tertemizdir, keyif verir.
Yeme içmeye gelince, balık yiyecekseniz muhakkak pazarlığınızı yapın öncesinde. Bence adanın kültürü rakı&mezedir (ya da tercihe göre şarap). Rum mahallesinde Restoranlar
sokağı var ben en çok orayı seviyorum. Burayı Restoranlar sokağı yapan Lodos' tur. Belli bir süre için ara verdi Türkan Abla ve Nejat Abi fakat Lodos müdavimleri Türkan Abla'nın bloğunu takip edebilir.
Hafta sonuna denk geliyorsanız beğendiğiniz restoranda rezervasyonunuzu yaptırın muhakkak yoksa açıkta kalabilirsiniz. Her restoranın kendine özgü mezeleri, öne çıkan lezzetleri var elbette. Ve hemen hemen hepsini önerebilirim. Kimisi biraz daha pahalıdır kimisi daha uygun.
Hafta sonuna denk geliyorsanız beğendiğiniz restoranda rezervasyonunuzu yaptırın muhakkak yoksa açıkta kalabilirsiniz. Her restoranın kendine özgü mezeleri, öne çıkan lezzetleri var elbette. Ve hemen hemen hepsini önerebilirim. Kimisi biraz daha pahalıdır kimisi daha uygun.
Fakat yeme içme işi biraz da keyif işi, kendini evinde hissetme, bulunduğun mekanda mutlu ve rahat olma işi olduğundan, Tahir Abi'min (Güverte Retoran) muhabbeti, hikayeleri olmadan yediğim yemekten keyif almam ben :) Ahmet Abi'nin, Cengiz Abi'nin (Sandal Restoran) takılmaları, esprileri, geceye doğru restoran boşalırken masamızda bize eşlik etmeleri olmadan yediğimden bir şey anlamam.
Herkesin damak zevki farklı fakat madem benim bloğum Ada’m Restoranı ve Asmalı Meyhane'yi de tavsiye ederim.
Bu sokak dışında liman tarafında ve arka denizde yan yana sıralı, deniz manzaralı restoranlar var tercihinizi onlardan yana da kullanabilirsiniz. Martı Restoran, Cabalı Meyhane, Mor Meyhane, Asma6, Koreli bunlardan birkaçı.
Her akşam buralarda yemek bütçemi aşar derseniz sulu yemek yiyebileceğiniz Şükrü'nün Yeri, Hafız'ın Yeri ve Güveç var. Bir de 70'lik Lütfü Amca'min Köfteci Dükkanı :)
Eğer
arabayla gidiyorsanız Adanın arkasında Amerikan Çeşme tarafında Maya' ya uğramadan dönmeyin. Selçuk Bey'in A’dan
Z’ye herşeyi kendi yaptığı bir sofrada (peynir, ev şarabı,
zeytinyağlılar, ara sıcaklar, sunulan her yemek kendisine ait) alacağınız keyif tekrar Ada'ya dönmeniz için tek sebep bile olabilir. Sınırlı sayıda konuk kabul edebildiğinden rezervasyon şart.
Benzinliğin orda Tayyare Pizza'da uçak koltukları üzerinde pizza yiyin ve üzerine sufle. İddia ediyorum İtalya’dakiler kadar lezzetli.
Leziz kurabiyeler ve dondurma için durağınız Çiçek Pastanesi ve Veli Dede olsun.
Leziz kurabiyeler ve dondurma için durağınız Çiçek Pastanesi ve Veli Dede olsun.
Konaklamada durum bütçenize bağlı, oda fiyatları 150 TL'den başlıyor. 5 yıldızlı otel konforu beklemeyeceksiniz. Ama çoğu konsept, temiz ve kahvaltı sunan Konuk Evleri, butik oteller var. Bunlar dışında Çiftlik tarzı konaklama, çadır kurma ve tatil köyü alternatifleri bile var.
Benim önerilerim; Sakin Ev, Adahan Otel, İlyada Otel, Tekin Otel, Aliki, Rengigül.
Bozcaada Kalesi' ne çıkın, Bozcaada Müzeyi muhakkak görün. Adadaki tek
Kilise' ye gidin (her zaman açık değil ama çan sesini duyarsanız girin görün
derim). Ayazma Plajına giderken yol üzerinde Ayazma Manastırı' na uğrayın. Merkezde Çınaraltı’nda kahve-likör keyfi
yapın. ÜÇmüz antikacı dükkanında geçmişi anın. Rengigül Sanat Galerisi, Resim Evi ve Bozcaada Sanat Galerisi' ni ziyaret edin;
adaya ait kitaplar, adalı ve adaya gönül vermiş sanatçıların eserlerini bulacaksınız. Türk Mahallesi' nde bulunan Ada
Kitapçısı' ndan bir kitap alın. Tam merkezde 3 ay
boyunca kurulu duran Kitap Fuarı' nı dolaşın. Ada köpeği Pakize ile tanışın (ünü ada sınırlarını aşmıştır, araştırın derim) ve Pakize'nin arkadaşlarından birisi de siz olun. İnanın Ada'ya tekrar geldiğinizde o heyecan ve neşeli tavrıyla sizi karşıladı mı eski dostunuzu görmekten büyük mutluluk duyacaksınız. Ada kedileri sakin ve uysaldır çünkü onlar da Adalılar. Yavrularını sevdiğiniz için anne kedi size ne tıslayacaktır ne de saldırıya geçecektir. Onlarla dost olun, su verin, yemeğinizi paylaşın.
Dükkanları, tezgahları zaten gezersiniz ama Kilisenin
üst sokağında bulunan “Masal” ve “Şarap Takıları” dükkanlarını görmeden gelmeyin.
Kahvaltısı, kahvaltı sofrası ve reçelleri ile ünlü Rengigül Konuk Evi var (aslında konuk evi ve kendi
misafirlerine kahvaltı veriyor doğal olarak fakat rezervasyonla o saklı bahçede siz de kahvaltı sofrasına katılabiliyorsunuz).
30 çeşide yakın reçel yapıyor Özcan Hn ne yok ki aralarında domates,
biber, nane, lavanta, iğde, karpuz reçeli... Altın yaşlarında, uzun yıllar Almanya'da yaşamış bir hanımefendi Özcan Hn. Adadaki ilk Sanat Galerisini açmış, birçok ilke öncülük etmiş. Her sabah 6:00' da kalkar denize girer 8:00 gibi gelir ve misafirleriyle ilgilenmeye
başlar. Gece geç saatlere kadar merkez, pazar, bağ evi her yerde görebilirsiniz O'nu, enerjisine şaşıp kalacaksınız.
Merkezde okulun karşısında Salto Reçelleri var. Ve o dükkandan arkadaşım Burcu sorumlu :) Kurumsal hayata "yeter" diyip adaya yerleşenlerden, benim gibi bir İK'cıyken :) Reçelleri ondan alın.
Salto’lar Adanın yerli Rum ailelerinden, reçelleri kendileri yapıyorlar.
Şaraba gelince... Talay, Çamlıbağ, Corvus, Ataol, Güler Ada hepsi de adalı şarap üreticileri. Eskiden tadım yapılırdı artık yasak :(
Nasıl bir şey sevdiğinizi söyleyin yardımcı oluyorlar. Ben ada üzümlerinden yapılan şarapları almanızı öneririm ;) Karasakız, Kuntra, Karalahna, Vasilaki... Hepsi birbirinden lezzetli.
Son söz; bayram zamanı gitmeyin tad alamazsınız. Plan, program yapmayın adada hayat yavaş, İstanbul aceleciliğini bırakın Geyikli'de kalsın. Burcu'yla bir sabah kahvemizi yudumlarken akşam ne yapacağımızı konuşuyorduk. Özcan Kaptan döndü bize "akşam mı? ohooo akşama daha çoook var" dedi. Yapılacak çok şey, görülecek çok yer var; kalanını siz keşfedin bana anlatın.
Adanın haritası, Ersin Abi'den gelsin ;)
İyi tatiller,

Önerdiğiniz otellerin dışında birçok güzel otel daha var Bozzcaada'da. Hepsi sıcak kanlı insanlar. Ev sahibi edasıyla karşılıyorlar sizi. http://bozcaadam.net/bozcaada-otelleri adresinde tam liste vardı.
YanıtlaSil